banner16

1919 ruhu, 
Türk Bilge Kağan’ın,
“Ey Türk! Titre ve kendine dön!”
Buyruğuna uymaktır.

Bin üç yüz sene önce,
Tanrı’dan kut almış İlteriş Kutluk Kağan ile
İlbilge Hatun oğlu,
Tanrı’dan kut almış Türk Bilge’ Kağan’ın,
Gür sesi yankılandı Ötüken’in turkuaz mavisi göğünde…
Sonra Tanrı Dağları’nın bulutlu zirvelerini aşıp,
Ölümsüzlüğe ulaşırken,
Bengü taşlara yazıldı… 
Dalga dalga yayıldı bütün Türk budunun yaşadığı bozkırlara; 
“Ey Türk! Titre ve kendine dön!”

İşte bu buyruk,
1300 sene sonra,
1919 yılında,
Türk düşmanı Emperyalist Batı tarafından,
Ocağı söndürülmek istenen Türk’ün milli mücadele ruhu oldu.

Evet,
1919 ruhuyum ben!
Tanrı’dan kut almış Türk Bilge Kağan’ın
“Ey Türk! Titre ve kendine dön!” buyruğuna,
Başüstüne deyip, O’nun bilgeliğinden,
Kahramanlığın bayrağı Kürşat’ın cesaretinden,

Kılıcı düşmanın başında ateş kesilen,
Göktürk’ün başkomutanı Kül Tegin’den

Ve Avrupa’ya diz çöktürmüş,
Tanrı’nın kılıcı Atilla’dan kut alan,
Türkoğlu Mustafa Kemal Paşa’yla 
Bahar güneşi gibi doğduk Samsun’da.
Oradan uğurla, umutla düştük,
Son vatan Anadolu’nun yollarına özgürlük için…

Türk’ün kurduğu,
Ama asırlar geçtikçe Türk’ten, Türklükten uzaklaşan,
Devşirmelerin, dönmelerin saltanat sürdüğü,
Türk’ü horlayıp, ezdiği,
Devletini içten haince kemirdiği,
Dıştan Türk düşmanı Avrupalıların
Ve Türk dünyasının baş belası Rusya’nın saldırdığı,
Osmanlı İmparatorluğu yıkılıp,
Payitaht İstanbul işgal,
Padişah esir olunca,
Asırlarca yoksulluk ve aşağılama içinde kıvranan,
Anadolu Türk’ünün vatanı da dört bir yandan,
Rus ve Ermeniler…
İngiliz, Fransız, İtalyan ve beslemeleri Rumlar tarafından işgal edildi.

Osmanlı’nın orduları, donanması dağıtıldı…
Bütün silahlarına ve silah depolarına el konuldu.
Artık Osmanlı bitmiş, adı kalmış, yok olmuştu. 
Sıra onu kuran Türk milletine gelmişti.
Türk’ün son vatan parçası Anadolu da adım adımişgal ile
Bu toprakta tek bir Türk kalmasın diye
Bütün Türkler, kadın, erkek, çocuk, genç, yaşlı demeden,
Başları kesilerek, kurşuna dizilerek,
Evlere, ambarlara, camilere doldurulup,
Diri diri yakılarak, SOYKIRIM ile yok ediliyordu…
İşte bu SOYKIRIM’ın acılarıyla inlerken,
Güya din kardeşi olan ve Asırlarca Osmanlı’nın ekmeğini yiyen, 
Baş üstünde tutulan vefasız Arapların da,
Arkadan hançerlediği tek başına kalmış garip, 
Tek başına kalmış sahipsiz Türk’ü kurtarmak için,
Boğazda demirleyen düşman gemilerine ve askerlerine öfkeyle bakıp,
“Geldikleri gibi giderler!” diyen Mustafa Kemal Paşa ,
O Türkoğlu Türk,
O sarı saçlı, mavi gözlü başbuğ,
Bandırma gemisine bindiği gibi,
Kendisi gibi Azerbaycanlı bir başka Türkoğlu Ahmet Cevat’ın,
“Çırpınırdın Karadeniz bakıp Trük’ün bayrağına…”şiirine ilham olan,
Karadeniz’in çılgın dalgalarına çevirdi rotasını…
Ve 1919 yılının 19 Mayısında Samsun’a çıkarak,
Türk’ün son vatanı Anadolu toprağına ayakbastı…

O güzel bahar gününde, 
Yüreğinde taşıdığı,
Türk Bilge Kağan’ın buyruğundan ilham alan ruh bendim işte!
Adımı sorarsanız,
1919 ruhu deyin bana!
1919 RUHU!
Mustafa Kemal Paşa’nın ellerinde,
Türk Milletinin kendine dönüşü,
Yeniden dirilişi,
Bağımsızlığı için,
Milli Mücadele ateşi ve kurtuluşu oldum.
Ben!
Yani 19 mayıs 1919,
Senin varlık ve bağımsızlık ruhunum. 
Sen o gün, 
1300 sene önce sana haykıran atan Türk Bilge Kağan’ın buyruğuna uyarak,
Titreyip kendine dönmeye başladın!
Dişinle, tırnağınla savaşarak yedi düveli vatanından kovup,
Yeni özgür milli devletini kurdun,
Adına da, TÜRKİYE CUMHURİYETİ dedin.
Atanız Atatürk, sizi dışı İslam içi münafık,
Sahte şeyhlerin hurafelerinden kurtarıp,
“Hayatta en hakiki mürşit ilimdir!” diyerek,
Akla, bilme, ilme, dayalı çağdaş Türkiye’nin,
Özgür fertleri yaptı.

Ama şimdi, 
Çok değil, 
Yüz sene sonra,
Bu sefer de,1300 sene önce Çin’in içine sokup, 
Sendenmiş gibi gösterdiği, satın aldığı hainler gibi,
Amerika’nın, İsrail’in, Avrupalıların satın alıp,
Sendenmiş gibi gösterdiği hainlerin,
Tatlı sözlerine, ipeğine, dolarına,
Müslüman kılığına girerek,
Sana cenneti vaat etmelerine kandın!
Kanınca da, varlığın yine tehlikeye düştü!
Önce adını, devletinin tabelalarından,
Vatanın dağlarından, taşlarından kazımaya başladılar.

Hudutları bekleyen Mehmetçiğin,
Kanıyla suladığı dağlara,
Beyaza boyanmış taşlarla yazdığı,
“Ne mutlu Türküm Diyene” yazılarını sildirdiler.
Okullarda milli andını, yasakladılar.
Sesini çıkarmadın!

Ardından özelleştirme kılıfıyla, 
Varını, yoğunu ve hatta toprağını,
Tapusuyla satmaya başladılar! 
Çok acı ki, vatanının satılan güzide, güzel yerlerini,
Dün seni İngilizlerle, Fransızlara bir olup,
Sırtından vuran Araplara satıyorlar!
Hatta onlarla ortak şirket kurup kendileri alıyorlar!

Uğrunda evlatlarının can verdiği,
Şehit olup kanıyla suladığı,
Vatan topraklarının satılmasına da sesin çıkmadı, çıkmıyor!
Vatanın bağrına ihanet hançer saplamış,
Göğüne kara bulutlar çökmüş…
Haydi yeniden, 
Büyük atan Türk Bilge Kağan’ın,
“Ey Türk! Titre ve kendine dön!”buyruğuna uyarak,
19 Mayıs 1919 ruhuyla,
Atan Mustafa Kemal ATATÜRK’ün kurduğu,
Türkiye Cumhuriyeti’ne sahip çık.
Unutma ki senin başkaları gibi gidecek yerin,
Sığınacak kucağın yok!
1919 ruhuyla yeniden diriliş ve milli mücadelede geç kalırsan,
Bu sefer seni kurtaracak Mustafa Kemal Paşa da yok.
Çünkü o, “Ey Türk istikbalinin evladı! Birinci vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini korumaktır!” diyerek,
Bu görevi sana vermiştir!
Başka Atatürk bekleme,
Unutma, GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK, senin içindedir.
Sen onun 1919 milli mücadele ruhundan alacağın ateşle,
Varlığına kastetmek isteyen iç ve dış düşmanları yak!
Eğer yeniden diriliş ve milli mücadelede geç kalırsan yok olursun.
Şimdi içinde bulunduğun şartlar o günden daha ağırdır.
Sakın geç kalma!
Umutsuzluk yok. 
Vakti geldi mi,
Cemreler düşer… 
Bahar gelir.
İzmir'in dağlarında olduğu gibi,
Bütün Türkiye’nin dağlarında çiçekler açar!
Haydi, Türk’ün ocağını söndürtmek istemeyen,
Türk evladı Türk vatanseverler, 
Şimdi o vakittir.

1919 ruhuyla,
İçimizdeki,
Mavi gözlü, 
Sarı saçlı,
Kartal gibi keskin bakışlı,
Türk Bilge Kağan torunu,
Bozkurt Kemal’in buyruğuyla,
Türkiye için tek yürek olma zamanı.

1919 ruhuyla gel bahar.
İzmir’in dağlarında olduğu gibi
Bütün Türkiye’nin dağlarında yeniden çiçekler açsın!

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

Müslim OĞUZ

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner19