banner16

Bir takım sosyal ve kültürel değerlerimiz, zaman içinde eriyip giderek unutulmuş ve kaybolmuştur. Bu, bazen bir meslek, bazen bir tutum-davranış, bazen ise asırlardır kullandığımız bir kelimedir. 

 

Çocukken "Okuntu" kelimesini her duyduğumda, dua okunmuş şeker aklıma gelirdi. Emniyet mensubu Erol Avcı’yla bir sohbetimiz sırasında kelimenin kökeni hakkında biraz konuştuk. Daha sonrasında bu kelime ile ilgi bir araştırma yapma gereği hissettim.

 

Türk Dil Kurumunda kelimenin karşılığı; ‘‘Küçük armağanlarla yapılan düğün çağrısı’’ olarak yer almaktadır. İlk Türk devletlerinde ve Türk İslam devletlerinde önemli bir unsur olan Ok, farklı anlamlarda kullanılmıştır.

 

Nitekim Batı Gök Türk’lerinin her bir başbuğuna Kağan tarafından birer ok gönderilmiş olması zikredilmekte ve bundan dolayı bunlara On-ok kavmi denildiği kaydolunmaktadır. Çin kaynakları Gök Türk’lerin oklara göre kısımlara ayrıldıklarını, her boy başbuğunun Kağandan bir ok aldığının kaydederlerken şüphesiz Türkler arasında yaygın olan bir adeti aynen nakletmişlerdir.

 

Bir başka örnek Timur’un oğlu Sultan Mehmed, Ankara muharebesinden sonra Edirne’de tahta çıkan Süleyman Çelebi’ye H. 808’de, bir elçi ile birlikte bir ok göndermesi de bu kabilden bir hadisedir. Burada Timur’un oğlu Bayazıd’ın oğluna bir dostluk ifade eden bir harekette bulunurken ona ok göndermekle babası tarafından mağlup edilmiş hükümdarın oğlu olduğunu düşünmüş olmalıdır. (Dr. Osman Turan Eski Türklerde Okun Hukuki Bir Sembol Olarak Kullanılması Belleten Temmuz 1945 Cilt IX Sayı :35 Sayfa: 306-312)

Anadolu’nun birçok köyünde halen davetiye yerine, "okuntu" kelimesi kullanılmaktadır. Düğün ya da bir cemiyet yapacak kişi, güvendiği birini görevlendirip bir poşet şeker verip ev ev dolaşıp dağıtmasını ister. Şeker eşittir, seni davet ediyoruz manasına gelmektedir. Ancak bu poşetteki şekerlerin bazıları özel olurdu. Özelliği ne mi? Bazılarının basma, kadife parçasına sarılı oluşudur. Bunun da anlamı şudur; damadın arkadaşlarına verilirse o kişi düğünde Sağdıç olurdu. Gelinin arkadaşlarına verilirse o da kardeş sayılırdı. Aradan yıllar geçse de sağdıç ve kardeşler asla unutulmaz hep hatırlanır. Yakın akrabalara ise çeşitli hediyelerle birlikte okuntu verilirdi.

Düğün günü geldiğinde ise diğer köylerden gelen davetliler öyle kafalarına göre köye girmezler köye yakın bir yerde duraklayarak havaya bir el ateş açıp geldiklerini bildirirdi. Kendilerini almaları için bir nevi işaret verirlerdi. Hemen ilk atışta karşılamaya gidilmez üç el ateşten sonra Efe başı ve köyün gençleri davulcuyla birlikte davetlileri karşılamaya giderdi. Davetliler, köye geldiklerinde düğün sahibinin yakınlarından birinin evi konak olarak tahsis edilirdi. Davetlilere köye geliş sırasına göre numara verilir. Akşam eğlence yerinde o sıra takip edilerek oyun oynamasına izin verilirdi. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Selman çetin 2 hafta önce

GüZel bir yazi hocam tebrikler

Avatar
Selman çetin 2 hafta önce

GüZel bir yazi hocam tebrikler

banner19