AK Parti Yunusemre İlçe Başkanı İlkcan Durmaz, ilçe binasında bir basın toplantısı düzenleyerek Yunusemre Belediyesi'nin 100 günlük icraatlarını değerlendirdi. 

Durmaz'ın açıklamaları şu şekilde:

Yerel seçimleri geride bırakalı yaklaşık 100 gün oldu. İlk 100 gün üzerinden muhasebe yapmak bir siyaset geleneğidir. Biz de AK Parti Yunusemre İlçe Başkanlığı olarak bu vesileyle sizlerle bir araya gelmekten mutluluk duyuyoruz.

Konuşmama tüm kamuoyunun malumu Kula’da yaşanan elim hadiseyle başlamak istiyorum. Hemşehrilerimizin sorunlarına derman olması için seçilen bir zatın makamında iki vatandaşımıza uygulamış olduğu şiddeti esefle kınıyorum. Hâlihazırda yoğun bakımda tedavisi devam eden vatandaşımıza ve ailesine geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. Kula’da yaşanan hadise “Bu millete efendi değil hizmetkar olmak” için siyaset yapanlarla, kavga ve çıkar için siyaset yapanların arasındaki farkı bir kez daha hemşehrilerimize göstermiştir. Partimizin öncelikle Milletvekilleri, ardından İl Başkanımız, Kula İlçe Başkanımız ve parti hukukçularının, adaletin yerini bulması için süreci yakından takip edeceğini bilmenin huzuruyla dikkatinizi Yunusemre’mize çekmek istiyorum.


Cumhuriyet Halk Partisi’nin Kula’da ülke gündemine oturan talan, mafyatik ve şiddet odaklı belediyecilik anlayışını özetleyen benzer bir hadise geçtiğimiz hafta maalesef Yunusemre’mizde de gerçekleşmiştir. 31 Mart Yerel Seçimleri’nden sonra CHP grubunun teklifi üzerine Yunusemre Belediye Meclisi’nce seçilen Çiftçi Malları Koruma Başkanı İbrahim Dağdelen’in Yunusemreli hemşehrimiz Ali Tutal’ı silahla yaralaması olayı ne yazık ki malumumuz olmuştur. Göreve geleli henüz 100 gün dolmamışken geçen hafta Yunusemre’de, evvelkisi gün Kula’da yaşananan bu olaylar, seçimlerden önce sevgi pıtırcığı gibi ortalarda dolaşan CHP’li seçilmişler tarafından önümüzdeki 5 senenin nasıl bir anlayışla geçeceğinin kısa bir özetidir.
Ayrıca seçimlerden önce herkese eşit mesafede olacağının sözünü veren dahası defaatle parti rozetini çıkarttığını beyan eden CHP’li Yunusemre Belediye Başkanı ve ekibinin sırf seçimi kazanabilmek adına bol keseden verdiği vaatler ve makam sözlerinden belediye çalışanları da nasibini almış, bir çoğu işsiz kalmıştır. 

Şimdi soruyorum? Toplumumuza vaat ettikleri halkçı anlayış insanları evlerine gözü yaşlı yollamak mıdır? Kimisi kredi borçlusu, kimisi düğün arefesinde kimisi ise kronik hastalıklarla boğuşan gariban işçinin ekmeğiyle oynamak hangi vicdanla açıklanabilecektir? Bizler bu şehirde dünyaya gelmiş, bu ecdat yadigarı şehirde büyümüş Rabbim ömür verdikçe bu topraklarda Aziz Manisalılarla bu günden sonra hayatımıza devam edeceğiz. Sayın başkan bu şehrin sokaklarında gezerken, siyaset üretirken bugüne kadar gözü yaşlı bırakılan yüzlerce yavrumuzun nasıl yüzüne bakacaktır sormak istiyorum?

Evvelde küllenmiş fakat bugünlerde tekrardan hortlatılan 28 Şubat mantığıyla belediyenin mevcut çalışanları hakkında sayfalarca fişleme dosyası hazırlayan bu anlayışı en hafif tabiriyle şiddetle kınıyorum. İvedilikle bu davranıştan geri adım atmalarını ve iş akdini feshettikleri vatandaşlarımızın tekrar iş başı yapmalarını sağlamalarını talep ediyorum. Aksi takdirde vicdanları yaralaması bir yana hukuki süreç sonunda ödeyecekleri tazminatın Yunusemreli hemşehrilerimizin cebinden çıkacağını tüm kamuoyuyla paylaşmak istiyorum.
Üzülerek söylemek istiyorum ki bugünkü belediye başkanı ve ekip arkadaşları yönetim ciddiyetinden çok uzaklar. Resmi kayıtlarda 5 belediye başkan yardımcısı olmasına rağmen adı belediye başkan yardımcısı fakat görevi ne olduğu belli olmayan birçok şahıs ortalıkta cirit atmaktadır. Bu öyle bir karmaşa ki belediye başkanlığının resmi paylaşımlarında belediye başkan yardımcısı, özel kalem müdürü olan şahıslar diğer paylaşımda ya kayboluyor ya da başka bir ünvanla servis ediliyor. 

Ayrıca buradan Semih Balaban’a seslenmek istiyorum. “Sayın Başkan, Yunusemre’de, Manisa’da liyakatli insanlar mı bitti de belediye başkan yardımcısı yapmak için yüzlerce km öteden şehrin hiçbir dinamiğini bilmeyen insanlar getiriyorsunuz? 

Sizlerin huzurunda soruyorum, Seçimden önce verdiğiniz bağlayıcı sözler var biliyoruz. Onlara makam uydurabilmek için mi Yunusemre’de kalıp Yunusemre’yi yönetmek yerine Ankara’da siyasetin ve bürokrasinin kapılarını aşındırıyorsunuz?” 

Bir başka husus belediyenin iştirak şirketlerinin yönetim kadrolarını zaten 3 katına çıkardınız. İsraf var diyerek kamuoyunu işgal ettikten sonra daha çok geçmeden devasa rakamlarla huzur hakkı adı altında onlarca kişiye bu milletin parasını dağıttınız. Burada görev alan arkadaşların SGK prim yükü olmadığını bu görevlendirilen kişilerin aktif olarak belediye çalışmalarında rol alacağını söyleyip israfınızı perdelemek istiyorsunuz. 

Aydın'daki yangına  Büyükşehir itfaiyesinden destek! Aydın'daki yangına Büyükşehir itfaiyesinden destek!

Lakin görüyoruz ki mevcutta zaten Yunusemrelilerin belediyesinden maaşla resmi görev yükü olan başkan yardımcıları ve belediye meclis üyesi arkadaşlarınızı ikinci maaş almaları adına orada da görevlendirmişsiniz. 

Belediye başkan yardımcıları bir kenara yönetim kuruluna aldığınız muhtarı neye göre belirlediniz? 87 mahallesi bulunan Yunusemremizde diğer muhtarlarımızı eşit yaklaşım sergileyeceğinize nasıl ikna etmeyi düşünüyorsunuz? Benden size söylemesi kulağınızı sokaklara kabartın zira size oy veren seçmenin bile “Bu israf değil mi?” feryadı çok yüksek sesle duyuluyor. 

Gelelim İştirak şirketlerinin mali durumuna. Bugün geldiğimiz noktada geçmişinde en ufak mali olumsuzluğu bulunmayan şirketleri hacizlik hale getirdiniz. Piyasadaki esnafa borcunuzu ödemiyorsunuz, personel maaşlarını ödeyemeyez hale geldiniz. Madem bu arkadaşlar işin ehli ne oldu da 10 senedir tıkır tıkır işleyen sistem bir anda çöktü.

Değerli basın mensupları, ben size ne olduğunu açıklayayım. AK Parti ve AK kadrolar 22 yıllık merkezi hükumet yönetiminde ve uzun yıllardan bu yana yerel iktidarda olmanın tecrübesiyle tüm vaatlerini ve icraatlerini kuyumcu terazisiyle ölçerek vatandaşa sunmaktadır. Bunlar ise koltuk bizim olsun da ondan sonrası tufan anlayışını benimsemektedir. 
Başka bir husus ülkemizin kanayan yarası, milletvekilimiz ve AK Parti Grup Başkanvekilimiz Bahadır Yenişehirlioğlu tarafından da takip ettiği ve konunun tüm paydaşlarıyla yapılan görüşmeler sonucu çözüme kavuşturulmayı bekleyen başıboş köpek sorunu ortada. Seçimlerden önce %85’i tamamlanmış, Türkiye’nin en büyük hayvan doğal yaşam alanı projesi ne oldu? Bırakalım orada ne yapıldığını seçimlerden sonra CHP’li Yunusemre Belediyesi’nden Barınakla ilgili tek bir söz duyabildiniz mi? Tamamına yakını tamamlanmış bir projeye bırakın çivi çakmayı büyükşehir belediyesine satmak için pazarlık yaptıkları sokaklarda konuşuluyor.

Yunt Dağı’nın en ücra mahallesinde dahi kendi hobilerini gerçekleştirmek ve yine sırf kadrolaşabilmek adına kurdurulan Kent Orkestrası’nın manası tartışılıyor. Elbette müzik ruhun gıdası. Lakin en temel belediyecilik görevleri yerine getirilmez, çöpler toplanamazken bu muhteşem, vizyoner projenizin maliyeti sorulmamalı mı? Eski yönetim tarafından Avrupa Birliği ile yapılan ortak proje için düzenlenecek Hollanda gezisine kimin katılacağına dair yönetim katında çıkan kavgayı Yunusemreli bilmesin mi?

Kıymetli basın mensupları; 

Yunusemreli hemşehrilerimizin gösterdiği teveccühe saygıdan ve Sayın Cumhurbaşkanımızın genel siyasette başlattığı yumuşuma politikasının izinden ilerlediğimiz için yeni yönetime vaat ettiklerini hayata geçirmeleri için belirli bir süre tanımıştık. Lakin ilk 100 günü geride bırakmaya çok yakın olduğumuz bugünlerde tek bir çivi çakılmadığını bu şehirin bir bireyi olarak üzülerek görmekteyim. Gerek dostlarımız gerekse kamuoyu çok iyi bilsin ki kökü mazide gözü atide olan bir geleneğin temsilcileri AK Kadrolar hem Manisada hem de Yunusemrede dimdik ayaktadır. Bundan sonra bugüne kadar ki sükûnetimizi keskin bir yerel muhalefet izleyecektir. Yunusemre’nin ve Yunusemrelinin hakkını sonuna kadar arayacağız.

Sayın başkana ve ekibine sizlerin huzurunda seslenmek istiyorum. Biz öncelikle ilçemizin ve şehrimizin faydasına olan her iş ve işlemde tüm heybetimizle yanlarında olacağımızı sizlerin ve Aziz hemşehrilerimizin önünde tekrardan dile getiriyorum.

Kaynak: Serkan Özcan