Manisa ilklerin şehri olmaya devam ediyor | Kuzey yarımkürede ilk kez Manisa'da oldu Manisa ilklerin şehri olmaya devam ediyor | Kuzey yarımkürede ilk kez Manisa'da oldu

Manisa kelimesi geçtiğinde akla ilk gelen ürünlerden olan üzüm artık popülerliğini kaybetmeye başladı. Özellikle son yıllarda artan maliyetler karşısında üzüm üreticilerinin nasıl bir yöntem izleyeceği merak konusu olmuştu. Üreticiler çözümü ürün değiştirmekte buldu. Konu hakkında açıklama yapan Alaşehir Ziraat Odası Danışmanı Dündar Yalçın, "İlçemizde zeytin alanları 80 bin dekara ulaştı. Özellikle üzüm bağlarında işçilik, zirai ilaç, gübre gibi girdi maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle ve geçtiğimiz yıl üzüm bağlarında yaşanan 'Mildiyö' hastalığından dolayı zeytin fidanı dikimi daha da hızlandı" dedi. Manisa'da üzüm üretiminde başı çeken ilçelerden olan Alaşehir'de zeytin üretimi artışı dikkat çeken seviyelere ulaşmış durumda. Üzümde işçilik, gübre, zirai ilaç gibi girdilerin çok fazla olması ve her geçen yıl üzerine koyarak ilerlemesi çiftçileri farklı alanlara yönelmek zorunda bıraktı.

ÖNERİ İÇERİK: MANİSA'DA YAĞMUR DUASI GELENEĞİ

Daha düşük maliyetlerle üretimi yapılabilen zeytin çiftçilerin yeni gözdesi haline gelmiş durumda ve son yıllarda yeni oluşturulan bahçeler ile birlikte Alaşehir'de toplam zeytin alanı 80 bin dekara ulaşmış durumda. Alaşehir Ziraat Odası Danışmanı Ziraat Mühendisi Dündar Yalçın ‘Tarımsal alanların her noktasında boş yer kalmasın' projesi kapsamında ilerlediklerini şu sözler ile dile getirdi: "Alaşehir, Sultaniye üzümün en çok üretiminin yapıldığı yerlerden biri. Üzüm ihracatında tek başına Manisa'nın yüzde 40'nı karşılayabilmektedir. Ancak son yıllarda üzüm üretiminde maliyetler çok arttı. Bölgemizde üzüme alternatif olarak, zeytin üretimi de hızla artmaya başladı. 80 bin dekarı aşan zeytin alanımız oluştu. Bu zeytinler hem sofralık hem de yağlık olarak tarım gelirlerimize katkı sağlıyor. Zeytinciliğin Alaşehir'de gelişmiş olması, tarıma katkı sağlaması ve ek gelir olması, bizi sevindiriyor. Her sene zeytin dikim alanlarımız yüzde 10 civarında artış gösterirken, bu yıl bu rakam daha da artacaktır" dedi. Sözlerine şu şekilde devam eden Yalçın, Gemlik Trilye zeytin fidanının Alaşehir'e çok iyi uyum sağladığını, 800 rakımda bile güzel sonuçlar alınabildiğini belirten Yalçın, bu çeşitle beraber, dölleyici aynı zamanda yemeklik çeşit olan 'Domat', 'Kalamata' cinsi gibi zeytin fidanlarına da talep çok fazla olduğunu kaydetti. Bu yıl dünya çapında yaşanan 'Mildiyö' hastalığının Alaşehir'de de üzüm bağlarını olumsuz yönde etkilediğine dikkati çeken Yalçın, "Birçok üreticimizin bağında yüzde 100'lere varan zarar meydana geldi. Dünya çapında yaşanan iklim değişikliği, bölgemizde yaşanan yer altı sularındaki bor miktarının artması, bağların bakımındaki zorluk ve maliyetlerinin artması, üzüm üreticilerini daha az maliyetli olan zeytin üretimine yönlendirdi. Özellikle bu yıl zeytin yağı fiyatlarının artması, zeytinin dane olarak yüksek fiyatlara satılması, zeytinin borlu suları sevmesi nedeniyle çiftçiler üzüm bağlarını sökerek, zeytin dikmeye başladı. Kurum olarak güvenli ve daha ekonomik zeytin fidanı temin ederek, çiftçilerimize destek oluyoruz. Bu yıl güvenli ve sağlıklı yaklaşık 80 bin zeytin fidanını üreticilerimize ulaştırdık" dedi.

Zeytine Avrupa ve ABD'den Yoğun Talep Var

Zeytine geçişte en önemli faktörün maliyetler olduğunu dile getiren Yalçın, "Özellikle Gemlik, Trilye olarak hitap ettiğimiz çeşit öne çıktı. Gemlik çeşidimiz hem yağlık, hem de sofralık çeşit olmasından dolayı özellikle son yıllarda Avrupa ve Amerika’daki taleplerin yüksek seviyelerde olmasından dolayı ilaç, gübre, işçi maliyetlerinin yüksek olmasından dolayı bir nebzede üretici sağlıklı, rahat yapmak için zeytine yönelmiş. Son yıllarda kurumumuz öncülüğünde 1 ve 2 yaşında sağlıklı ve güvenli Gemlik türü zeytin fidanlarını üreticilerimize sunduk. 2024 sezonu için totalde 80 bin adet fidanı üreticilerimize temin ettik. Hem sofralık ve hem yağda üretici kazancı gördüğü zaman biraz da rahatımızı düşündüğümüz için bu yönde zeytine kayma oldu. Bu da devam edecektir. Ziraat odası olarak üretici ve tarım alanları olarak bir parolamız var 'Birim alandan daha çok kazanmak ve boş yer kalmasın' parolasıyla bu yola çıktık. Alaşehir’de zeytin alanı her yıl varlığının yüzde 10 artarak devam etmektedir" dedi. Alaşehirli çiftçi Rasim Bahçalı ise "Üzüm bağına göre zeytinde işçilik ve ürün maliyeti daha az. Bu yüzden bazı üreticilerimiz bağları sökerek, yerine fidanları dikiyor. Bağların bakımları ve masrafları, işçiliği maliyetli geldiğinden bağları kazıp, yerine sofralık ve yağlık zeytin dikiyoruz" dedi.